Nasrullah Gazetesi - Kastamonu HaberleriNasrullah Gazetesi
HV
28 MAYIS Cumartesi 03:19

Düzgün: ‘En derin kriz!’

Merkez
Giriş Tarihi : 09-05-2022 10:40
Düzgün: ‘En derin kriz!’

Türkiye Yol-İş Sendikası, Kastamonu 2 Nolu Şube Başkanlığı’nın 11. Olağan Genel Kurulu Dedeman Otel’de gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Sadık Düzgün, tek listeyle çıktığı seçimde yeniden başkan seçildi.

Divan Başkanlığını Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Mehmet Yolasığmazoğlu, Başkan Yardımcılıklarını Şaban Çıvgın ve Mehmet Çelik, Kâtip Üyeliklerini de Özlem Bahadır ve Cahit Çerkezoğlu’nun yaptığı 113 delegeli olağan genel kurula AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Selçuk Aslan, İl Genel Meclisi Başkanı Güray Parçal, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, Genel Başkan Yardımcıları İsmet Tan ve Bekir Avcı, Mali Sekreter Yusuf Doğan, Teşkilat Sekreteri Mehmet Yolasığmazoğlu, Mevzuat Sekreteri Recep Karakaşlı, Şeker-İş Sendikası Kastamonu Temsilcisi Ali Çufadaroğlu başta olmak üzere davetliler ve delegeler katıldı.

Açılış konuşmasını yapan ve ülke gündemi konusunda açıklamada bulunan Türkiye Yol-İş Sendikası, Kastamonu 2 Nolu Şube Başkanı Sadık Düzgün şunları söyledi: “11. Olağan Genel Kurulumuz 13 Mayıs 2018 tarihinde toplanmıştı. Aradan geçen yaklaşık 4 yıllık süre dünya, ülkemiz ve sendikamız açısından önemli olaylarla doludur. Dünya önemli siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmelerin yaşandığı tarihsel bir dönemden geçmektedir. Küresel ölçekteki bu gelişmeler, bölgesel savaşlar, iklim değişiklikleri, Covid-19 salgını ve ekonomik krizler olarak sıralanabilmektedir. Tüm Dünya coğrafyasında yaşanan Suriye, Ukrayna savaşları gibi gerginlikler büyük savaş riskini artırırken artan mülteci sayıları insanlık trajedisine dönüşmüştür. Sayıları 5 milyonu bulan sığınmacılar ülkemize sosyal-ekonomik ve kültürel açıdan çok fazla yük getirmiştir. Savaşların önlenmesi ve barışçıl çözümün tesis edilmesi, göç ve sığınmacı sorunlarının çözümü için temel bir koşuldur. Bölgesel savaşlarla birlikte Covid-19 salgını bir taraftan çalışanlar ve toplum sağlığı üzerinde diğer bir taraftan ise sosyal-ekonomik alanda tahribat yaratmıştır. Küreselleşme sürecinde yaşanılan hızlı gelişmeler ve değişimler Türkiye'yi özellikle çalışanları ve geniş halk kesimlerini yakından ve yoğun bir biçimde etkilemiştir.1980’li yıllardan itibaren özelleştirilmelere hız verilmesi nedeniyle işsizliğin artması, artan enflasyonu denetim altında tutmak için parasalcı önlemlerin uygulanması ve kamu harcamalarının azaltılmasına gidilerek devletin küçültülmesi gibi neoliberal politikalar, küresel ekonomiyi derinden etkilemiştir. Söz konusu politikalar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından ekonominin büyük oranda dışa bağımlılığını artırmıştır. Bundan dolayı ücretler baskı altına alınarak emek kesimine büyük bir yük getirmiştir. Önümüzdeki dönemde küresel krizin daha da derinleşeceği öngörülmektedir” dedi.

Yılbaşı itibariyle zamların yağmur gibi yağdığını ve yağmaya da devam ettiğini dile getiren Düzgün; “Cumhuriyet tarihinde böyle pahalılık görülmemiştir. Son bir yılda meyve ve sebze fiyatlarında yüzde 200’lere varan artışlar olmuştur. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıta yapılan zamlar iğneden ipliğe her şeyi etkilemiştir. Çalışanlara verilen zamlar daha ilk ayda erimiştir. Halkımızın neredeyse yüzde 90’nı açlık ve yoksulluk sınırının altında bulunmaktadır. Bu gidiş nereye kadar değerli arkadaşlarım bilemiyorum. 1930 yılında ki büyük buhrandan bu yana istihdam piyasasında en derin kriz yaşanmaktadır. Ekonomik krizden bu vana tüm dünyada giderek artan genç de önemli küresel gündem maddelerinden biridir. Nitekim TÜİK'in Kasım 2021 verilerine göre; Geniş tanımlı işsizlik oram 96 22,1, Geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 45 bin, Kadın işsizliği yüzde 30, Genç işsizliği ise yüzde 22,3 tür. Uygulanan politikaların bir diğer önemli etkisi de gelirin dağılımında ki eşitsizlik hususunda ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda dünya ekonomisinde bir taraftan ekonomik büyüme açısından önemli bir yol kat edilirken diğer taraftan gelir dağılımı giderek daha adaletsiz hale gelmiştir. Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen Türkiye OECD ülkeleri arasında gelirin en eşitsiz dağıldığı ilk üç ülke arasında yer almaktadır. Gelir dağılımı eşitsizliği eğitim imkânlarına erişimden sağlık ve refahın dağılımına kadar pek çok konuda toplumu etkilemektedir. Bu yüzden ekonomi politikalarında büyüme ve istikrar kadar, gelir dağılımı adaletine de odaklanılması gerekmektedir” diye konuştu.

Türkiye'de yaygın özelleştirme uygulamalarıyla sosyal devlet anlayışının terk edilerek devletin kamusal alandan çekildiğin belirten Düzgün, şöyle devam etti; “Sosyal güvenlik ve çalışma haklarının daraltıldığı, çalışma hayatının esnekleştirildiği, ekonomik krizlerin faturasının halka ve çalışanlara çıkarıldığı ücretlerin düşürüldüğü, işten çıkarmaların yoğunlaştığı, aç, yoksul ve işsiz sayısının arttığı, sendikalı üye sayısının azaldığı, örgütlenme önündeki engellerin sürdüğü olumsuz bir tablo ortaya çıkmaktadır. Nitekim SGK kayıtları esas alınarak açıklanan istatistiklere göre; Temmuz 2021 toplam işçi sayısı yaklaşık 15 milyon, Sendikalı üye sayısı 2,1 milyondur. Nüfusumuzun 83 milyon olduğu Ülkemizde TURK-İŞ'in üye sayısı yaklaşık 1 milyon 154 bin, sendikalaşma oranı ise yüzde 14,13 tür. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik siyasal ve sosyal şartlar KİT'lere olan ihtiyacı artırmaktadır. Kamu kurumlarını güçlendirmenin önemi bölgemizde yaşanan 11 Ağustos Sel Felaketi ve 2021-2022 yılı kar mücadelesinde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu anlamda Kastamonu ve diğer işyerlerimize yeni işçi alımının sağlanması Köylere hizmet götürme birliklerinde çalışan işçi kardeşlerimizin sürekli işçi statüsünde personel aş ye devri gibi gelişmeler bizleri sevindirmiştir. Kamudaki istihdamın azaltılmasının olumsuz etkileri görülerek, başta taşeronlaşmaya son verilerek kamunun istihdam alanları artırılmalıdır.”

İL GENEL MECLİSİ BAŞKANI GÜRAY PARÇAL:

“İlk baştaki sorunlarımızdan bir tanesi Kastamonu İl Özel İdaresi’nde 7 aylık ve 9 aylık işçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesiydi. Bununla birlikte Sayın Vekilimiz, İl Başkanımız ve sendikalarımız ile birlikte Bakanlarımıza sorunlarımızı ilettik. Bu yıllardır kanayan bir yara idi. Allah’a çok şükürler olsun arkadaşlarımızın mağduriyetini çözdük. Bunun akabinde Kastamonu İl Özel İdaresi olarak Köydes çalışanlarımızın bir kısmına kadro alarak bunları kadroya geçirdik. Bunun akabinde de geride kalan bir 35 tane daha kadro var. Bunların da çalışmaları yapılıyor, bu kadrolar da alındı. Onun akabinde de 50 tane bir kadromuz daha Vekillerimiz, Valimiz ve Genel Sekreterimiz ile birlikte Bakanımıza sorunlarımızı ilettik, 50 kadro onayı da İnşallah çıktı. Bununla birlikte Kastamonu İl Özel İdaresini kuvvetlendireceğiz. Kastamonu İl Özel İdaresi olarak makine ekipmanlarımızın birçoğunu yeniledik. Bu afet kapsamında devletimize sorunlarımızı ilettiğimiz zaman zaten Bozkurt’taki yaşananlar ve yapılanlar, İl Özel İdaresi’nin çalışmaları takdire şayan idi. Bakanımızda, devletimizde hiçbir zaman vatandaşımızı çalışanımızı yalnız bırakmadı. Bu konuda halkımızın ve milletimizin de takdirini aldı, yaraları da sardı. Sadık Başkanımız burada çok karamsar bir konuşma yaptı. Bizler birçok iyi işler yaptık. Bunlarında konuşulmasına inanıyorum. Bunlara da değinilir diye baktım ama bunlara değinilmedi. Bunları da konuşmak bize nasip oldu. Ben o kadar karamsar bir Türkiye görmüyoırum. Şimdiye kadar yapılan birçok sağlık alanından, yol alanından İl Özel İdaresi’nin çalışmalarından, makine ekipmanlarından olmak üzere çok yapılan çok işler var. Bunlarında konuşulması gerekiyor. Bu konuda öz eleştiriye de açık olacağız. Biz öz eleştiriye açığız. Tabi sizler de öz eleştirilere sendika olarak açık olmak durumundasınız. Bunları da bizler belirtmek zorundayız.”

ÖZEL İDARE GENEL SEKRETERİ SELÇUK ASLAN:

“Genel kurulun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yol-İş Sendikası Kastamonu İl Özel İdaresi’nde örgütlü. Ben Sayın Şube Başkanımız Sadık Düzgün şahsında yönetimine teşekkür ediyorum. 8,5 aylık Kastamonu İl Özel İdaresi’ndeki görevim süresince gerçekten birlik ve beraberlik dayanışma içeresinde güzelliklere imza attığımız kanaatindeyim. Hizmetin işleyişi içeresinde zaman zaman biz idare kısmında işçilerimizin örgütlenmiş haliyle işçilerimizin hakları kısmında belirli konularda istişare etmemiz gerektiği, istişarelerde farklı fikir ayrılıklarına düştüğümüz konularda oldu mu illaki olacaktır. Bu maddenin doğası gereği ama hiçbir zaman saygı çerçevesini yitirmedik. İstişare kapımız her zaman açık oldu ve her zamanda ortak akılı işletebilecek bir noktada çalıştık. Bu anlamda ben tekrar kendilerine teşekkür etmek istiyorum.”

AK PARTİ İL BAŞKANI DOĞAN ÜNLÜ:

“2 yılı aşkındır hem dünyanın hem de ülkemizin bu koronavirüsle ilgili mücadelesi Allah’ın izniyle güzel bir şekilde iyi noktaya getirdik ve getirdiğimiz noktada son dönemde normalleşme süreciyle beraber inşallah bu illetten de kurtuluruz. Bu illetin iki buçuk yıldır hem Türkiye’ye hem dünyaya ciddi zararı oldu. Bu zararları giderme adına ülkemiz elinden geleni yaptı. Cumhurbaşkanımız, bu salgın sürecinin ilk başlangıcında; ‘Biz birlik beraberlik ve kardeşlik içerisinde bu süreci hep beraber atlatacağız’ demişti. Bugün dünyanın birçok lideri havlu atmışken, Cumhurbaşkanımız, bu süreci hep beraber atlatacağımızı ifade etmişti elhamdülillah bu süreci hep birlikte atlatmış olduk. Bugünden sonra bu illeti de inşallah hayatımızdan çıkarmış oluruz. Sadık Başkanın işsizlikle ilgili açıklamalarına buradan katılmadığımı belirtiyorum. Biz Türk milleti olarak her sürecin üstesinden tüm oyunları boza boza geldik. Elhamdülillah önümüzdeki süreçte ekonomik saldırıların ekonomik sıkıntıların üstesinden birlik beraberlik ve kardeşlik oldukça üstesinden geleceğiz. Bir olacağız, diri olacağız, hep beraber olacağız, inşallah bütün oyunların üstesinden gelerek güçlü ve büyük Türkiye olma hedefimizle yolumuzdan bizi kimse çeviremeyecek. Hiçbir vatandaşımızın boynunu yere eğdirmedik, bayrağımızı yere düşürmedik, ezanlarımızı dindirmedik. Bundan sonraki süreçte de böyle devam edecek. Biz sendikamızla olan bağlarımızı siyasi olarak hep güçlü tutmaya çalıştık, güçlü tutuyoruz. Onların bizden istek ve taleplerini de karşılamaya çalıştık onların yanında yer aldık. Bundan sonraki süreçte de birlikte çalışacağız. Kastamonu zor bir coğrafya. Kastamonu’da çalışmak, iş üretmek, hizmet yapmak zor bir şey. Binden fazla köyün olduğu bu zorlu coğrafyada, sizlere de büyük görevler düşüyor. Bugüne adar çok emek verdiniz, zorlukların üzerinden hep birlikte geldik. Bundan sonraki süreçte de inşallah sizlerle beraber bu zorlukları aşacağız, biliyorum.”

MİLLETVEKİLİ METİN ÇELİK:

“2018’de ülkemize dönük kur saldırıları ve sonrasındaki gelişmeler, aslında 2013’ten başlayan gelişmeler, Gezi Eylemleri, 17-25 Aralık Darbe teşebbüssü, 15 Temmuz hain darbe girişimi, sonrasında 2018’deki saldırılar ve 2020 yılının başından beri dünyayı kasıp kavuran pandemi felaketiyle boğuşarak bugünlere kadar geldik. Türkiye dünyadan ayrı bir ülke değil. Hem ekonomik açıdan, hem sosyal açıdan açık bir ülkedir. Dünyayla entegre olmuş bir ülkedir. Dolayısıyla bunlardan etkilenmememiz düşünülemezdi. Güçlü bir hükümetimiz, güçlü bir Cumhurbaşkanımız var. Bu yaşanan sıkıntılar karşısında hemen anlık alınan önlemlerle bu problemlerin milletimize en az yansıması konusunda gerekli adımlar atıldı. Bugüne kadar ülkemiz etkilenmiş olsa da, hem sağlık krizini hem de arkasından gelen ekonomik krizleri milletimize en az seviyede yaşatarak bugüne kadar geldik. Hükümetimiz başta süspanse önlemleri aldı. Kapanmadan sonra bir açılma süreci oldu. Bekleyen talep, üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar, enerji fiyatlarındaki akıl almaz artışlar, hammadde fiyatlarındaki katlanan artışlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar ekonominin tüm alanlarına sirayet etti. Dolayısıyla dünya geçen yıl yaz aylarından itibaren enflasyonist bir süreçle karşı karşıya kaldı. Doğalgaz 10 katına çıktı. Akaryakıt fiyatları 3 katından fazla arttı. Bunların tetiklediği elektrik fiyatları arttı. Bütün bunlar bir enflasyonist sürecin yaşanmasına neden oldu. Türkiye’de bundan aynı şekilde etkilendi. Cumhurbaşkanımız yapılması gerekenleri yaptı. Doğalgaz fiyatlarında yüzde75, elektrik fiyatlarında yüzde 70’lere varan süspanseleri gerçekleştirdi. Yani daha faturalandırmalar olmadan önce bu maliyetleri hükümetimiz üstlenmiştir. Yine akaryakıt fiyatlarında 2021 yılı içerisinde Eşel Mobil sistemiyle hükümetimiz süspanse gerçekleştirmiştir. Enerji bakımından Türkiye dışa bağımlıdır. Petrolde son dönemde yaşanan çok ciddi gelişmeler yaşanırken, yüzde 9 seviyesinde kendi tükettiğimiz petrolü üretebilen bir ülkeyiz. Doğalgazda yine aynı şekilde. Türkiye tükettiği doğalgazın yüzde 99’unu ithal etmektedir. Doğalgazı da bulduk. 2023 yılının başından itibaren Türkiye tüm evlerimizde tüketeceği doğalgazın yüzde 30’unu kendi karşılayacak. Bağımlılığımızı her geçen gün azaltacağız. Bunu yapmak zorundayız. Bunu yapmazsak eğer geleceğe umutla bakamayız. Her an Türkiye üzerinde operasyon yapılacak durumda oluruz. Enerji dünyada artık en önemli şey. Bunu yapmak durumdaydık. 2013-2014 yılından itibaren bu alanda yapmış olduğumuz yatırımların karşılığını almış olduk. Geleceğe daha da umutla bakıyoruz.”

YOL-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI RAMAZAN AĞAR:

“Kastamonulular siyaseti çok severler. Siyasetin ortasında olan önemli bir ilimiz. Siyaset önemli bir kurum. Çünkü siyaset Türkiye’yi bir kurum. Dolayısıyla çok siyasiler gelir geçer, bunu da milletimiz yapar. Elbette siyasetçilerin görevi ülkesine hizmet etmek, çalışanına hizmet etmek, çalışanına sahip çıkmak, işsizliği önlemektir. Özel İdare’nin önemli bir teşkilat olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu teşkilatımızın yapmış olduğu hizmetler birçok çalışma yapardı. İyi hizmetler yapıyoruz. Eksiklerimiz de var. Tarıma mutlaka önem vermeliyiz, destek vermeliyiz. Çünkü her şey tarıma bağlı. Bundan sonra tarıma daha da çok destek vererek, ülkemize daha çok katkı sağlarız. Yaşanan sel afetinde teşkilatımızın yaptığı çalışmaları gördük. Büyük başarı gösterildi. Teşkilatımızın yaptığı hizmetleri gördük. Kar mücadelesinde 24 saat çalışan teşkilatımız var. Bu teşkilatımızın Büyükşehir Belediyeler Yasası ile küçüldüğünü gördük. İçişleri Bakanımız sayesinde bu İl Özel İdareleri ayakta duruyor. Devletin işi bizim işimizdir, öz malımızdır. Öz malımıza sahip çıkacağız. İşi aksatan arkadaşlarımız var. Çalışanlara zarar veren arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız kendilerine dikkat etsinler. Çalışanlara saygı duysunlar. Siyasilerde bunlara sahip çıkmasın. Ben uzun yıllardır teşkilatçıyım. Ben binlerce adam aldırmışımdır işe. İşe aldırdığım adamların hiçbirine çalışmasıyla ilgili sahip çıkmamışımdır.”

Güven TuzcuGüven Tuzcu

Güven Tuzcu

YORUMLAR