Nasrullah Gazetesi - Kastamonu HaberleriNasrullah Gazetesi
HV
29 KASIM Salı 21:49

İlacımız İslam’a Sarılmak

Erdal Arslan
Erdal Arslan
Giriş Tarihi : 21-11-2022 10:31

Mehmet Akif, Kastamonu’ da bulunduğu zaman zarfında sadece Nasrullah Kadı Camii’ ndeki o meşhur vaazı ile yetinmemiştir.

“Nasrullah Kürsüsünde” başlıklı vaazından başka üç vaazı daha Sebilürreşad Dergisinde yer bulmuştur.

İşte bunlardan ilki 3 Aralık 1920 tarih ve 465 sayılı Sebilürreşad Dergisi nüshasında yayınlanan “Müslümanların Terakkileri İslam’ a Sarılmalarına Bağlıdır” başlıklı vaazıdır.

Bu vaazın ve ilçelerde verdiği diğer vaazların nerede ve hangi tarihte verildiğini ne yazık ki bilemiyoruz. Bilinen ve kesin olan şudur; Akif Kastamonu ilçelerinde en aç üç kez vaaz vermiş ve bu üç vaazı dergide yer bulmuştur.

Akif bu vaazında, başlığından da anlaşılacağı gibi, İslam’ a bağlı kalmanın ve İslam’ ın gereklerinin yerine getirilmesinin gelişme, kalkınma, güçlü ve müreffeh olma yolundaki en önemli şart olduğuna vurgu yapmaktadır.

Akif vaazına Enfal Suresi 24’ üncü ayetiyle başlamıştır.

“Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdıklarında Allah ve Resulünün çağrısına uyun ve şüphesiz bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Unutmayın ki, O’ nun huzuruna götürüleceksiniz.” Mealindeki ayetin kısa bir açıklamasını yaptıktan sonra başından geçen bir olayı paylaşmıştır cemaatle; Vaktiyle çok zeki ve bilgili bir Avrupalı, Arapça ve Farsça öğrenmek için Akif’e müracaat eder.  Sebebi de Arabistan, İran ve Hindistan yörelerine bir seyahat  gerçekleştirmek istemesidir.

Akif şakayla karışık;

“Ben sana bu iki lisanı öğretirim. Yalnız bir şartla: Müslüman olmak şartıyla” der.

Avrupalı adam bugün bile güncelliğini koruyan şu gerçeği ortaya koyar;

“Müslümanlığın Hristiyanlıktan daha iyi bir şey olmadığını bilmeseydim belki seninle bu pazarlığa girebilirdim.” Diyerek devamında da 1900’ lerdeki İslam dünyasının adeta bir fotoğrafını çeker;

Rusların, İngilizlerin, Flemenklilerin tabiiyetinde yarım milyara yakın Müslüman vardır. Asırlardır Hristiyan milletler çalışıp çabalarken, sürekli gelişirken, refah içinde yaşarken, Müslümanlar yokluk ve sefalet içinde yaşamakta, hurafelerle uğraşmakta ve sürekli birbirlerinin kuyusunu kazmaktadırlar.

Akif, Avrupalının bu tespitlerini haklı bulmakla birlikte suçun İslam dininde değil, dinin gereklerini yerine getirmeyen Müslümanlarda olduğuna dikkat çeker.

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

“Allah’ ın kulları içinde ancak alim olanları Allah’ tan korkar.” Ayetlerini ve ardından “ İmanın yarısı temizliktir” hadisi şerifini paylaşarak İslam’ ın akıl, bilim ve temizlik dini olduğunu anlatır. Ardından İslam’ ın birlik ve beraberliğe verdiği önemi yine ayetler ve İslam tarihinden misallerle ortaya koyar.

Fakat o Avrupalı, Akif’i uzun uzun dinledikten sonra;

“ Eğer evvelce Müslüman memleketlerini gezmiş, Müslümanların halini yakından görmüş olmasaydım senin şu vermiş olduğun izahatı belki kabul ederdim. Lakin üzülerek söylüyorum ki, gözüyle gördüğü şeyin aksine inanmak insan için pek kolay bir şey değildir!” cevabını verir.

Akif bu vaazında sadece o dönemin değil tüm zamanların ilacını, formülünü, sihrini, çaresini de söylemiştir;

“İslam dünyasının gelişmesinin, güçlü olmasının, refahının, mutluluğunun çaresi kur’ an-ı Kerim’ de, Peygamber Efendimiz’ in nasihatlerinde ve ecdadın şanlı mazisinde mevcuttur.

İlk emri “OKU” olan bir kitaba, “İlim Çin’de de Olsa Alınız” diyen bir rehbere; Cezeri, Harezmi, İbni Sina, Ali Kuşçu, Mimar Sinan, Akşemseddin, Nizamülmülk, Biruni, Battani gibi ecdada; Selçuk Bayraktar, İsmail Demir, Mahmut Akşit, Temel Kotil, Fuat Sezgin, Mennan Usta, Oktay Sinanoğlu, Haluk Bayraktar, Gürcan Karakaş gibi evlatlara sahip bir milletiz Elhamdülillah!

İlhamını şanlı mazisinden alan ve geleceğin ufuklarını destansı tarihinin ışığıyla aydınlatan evlatlar çoğaldıkça İslam Dünyası’ nın tekrar Altın Çağı yaşayacağı günlere bir adım daha yaklaşıyor olacağız İnşallah.

Haftaya “Tam Müslüman Olmadıkça Felah Yoktur” diyecek Akif.

    

 

YORUMLAR